OSB Organ Üyeleri ve Personeli Açısından Hukuki Sorumluluk

ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ ORGAN ÜYELERİ İLE PERSONELİNİN HUKUKİ SORUMLULUĞU

Dr. Soner ALTAŞ

28 Ekim 2023

 

4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu’nun Hukuki Sorumluluk Düzenlemesi

4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu (OSBK)’nun 22’nci maddesinin ikinci fıkrasında OSB organ üyeleri ile personelinin, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumlu oldukları hükmüne yer verilmiştir. Burada kastedilen hukuki sorumluluktur. Anılan hükmün devamındaki cümlede ise cezai sorumluluğa yer verilmiştir.

Sorumluluk Kavramı

Sorumluluk, sözlük anlamı itibariyle “kişinin kendi davranışlarını veya kendi yetki alanına giren herhangi bir olayın sonuçlarını üstlenmesi, sorum, mesuliyet” demektir. OSBK m.22/f.2’de ifade bulan ve hukuktaki anlamıyla sorumluluk ise, hukuka aykırı ve kusurlu bir davranış ile başkasına zarar veren kimsenin, bu zararı tazmin etmekle yükümlü olmasını ifade eder. Bu yönüyle hukukî sorumluluk, hukukumuzda tazminat borcunun kaynaklarından birisini oluşturur.

Hukuki Sorumluluk Kapsamına Giren Organ Üyeleri ve Personel

OSB Kanununun bahsi geçen hükmünde organ üyeleri ile personelin sorumluluğu düzenlendiğinden, hukuki sorumluluğun kapsamına, OSB’nin;

  • Müteşebbis heyet üyeleri,
  • Yönetim kurulu üyeleri,
  • Denetim kurulu üyeleri
  • Bölge müdürlüğü personeli

girmektedir.

OSB’de organ olarak müteşebbis heyet sonrasında genel kurul yer alsa da, genel kurulun daimi bir organ olmayıp belirli dönemlerde toplanması ve OSB’nin günlük işlemlerine dair bir etkisinin olmaması nedeni ile anılan organ üyelerinin bu sorumluluğun kapsamına girmesi zayıf görülmekle birlikte, bunları tamamen dışlamakta mümkün olmayıp olay bazında yapılacak değerlendirmelerde genel kurul üyelerinin de sorumluluğunun mümkün olduğunu belirtmekle yetinelim.

Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’nin Hukuki Sorumluluk Düzenlemesi

OSBK’nın 22’nci maddesindeki hukuki sorumluluk hükmü, OSB Uygulama Yönetmeliğinin 24’üncü maddesinde daha detaylı olarak düzenlenmiştir.

Yönetmeliğin anılan maddesinde, OSB organlarının; kanun, yönetmelik, kuruluş protokolü, ana sözleşme ve benzeri düzenlemeler ile Bakanlık talimatları çerçevesinde OSB’nin sevk ve idaresini yürütmek, gelişmesi için her türlü tedbiri almak ve Bakanlığa karşı taahhüt ve sorumluluklarını yerine getirmek ile yükümlü olduğu; organ üyelerinin, kanun, yönetmelik, kuruluş protokolü ve benzeri düzenlemeler ile kendilerine verilen görevleri hiç veya gereği gibi yapmamalarından ve kendi kusurlarından doğan zararlardan sorumlu olacakları belirtilmiştir.

Hukuki Sorumluluğun Koşulları

Organ üyelerinin ve personelin hukukî sorumluluğuna gidebilmek içinse bazı koşulların bulunması gerekir.

Hukuki sorumluluk için aranacak olan koşullar “fiil, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve uygun nedensellik bağı”dır.

a) Fiil

OSB organ üyelerinin ve personelin hukukî sorumluluğuna gidilebilmesi için, öncelikle sorumlu tutulmak istenen kişi ya da kişilerin bir fiili bulunmalıdır. Fiil, kişinin yapma (olumlu davranış) veya yapmama (olumsuz davranış) şeklinde gerçekleşen iradi davranışıdır.

b) Hukuka Aykırılık

OSB organ üyelerinin ve personelin fiillerinden dolayı sorumlu tutulabilmesi için, ayrıca, fiilin hukuka aykırı olması gerekir.

Fiilin hukuka aykırı olması, zarar gören değeri korumak için hukuk düzenince yasaklanmış bir davranışta bulunmaktır. Genel davranış kuralı olarak dürüstlük kuralına aykırılık ve hakkın kötüye kullanılması hâllerinde de hukuka aykırılık unsuru gerçeklemiş olur.

OSB mevzuatı açısından bakılacak olursa, OSB organ üyelerinin kanun, yönetmelik, kuruluş protokolü ve benzeri düzenlemeler ile kendilerine verilen görevleri hiç veya gereği gibi yapmamaları yahut ilgili mevzuatın yapılmasını yasakladığı fiilleri yapmaları şeklinde ortaya çıkar.

c) Zarar

Hukukî sorumluluktan bahsedebilmek için gerekli bir diğer şart da zarardır. Zarar, OSB’nin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalmadır.

Haksız fiil sonucunda, OSB’nin malvarlığındaki aktifler azalabileceği gibi pasifler de artabilir. Buna fiilî zarar denir.

Fiili zarardan başka, malvarlığında artış meydana gelme imkânının kaybedilmesi de zarar teşkil eder. Bu da kazanç yoksunluğu olarak adlandırılır.

Basit bir örnek vermek gerekir ise, OSB’nin 100.000 TL bedelle yaptırabileceği bir iş için makul bir sebep olmaksızın 200.000 TL ödenmişse ya da tersine OSB’nin 1.000.000 TL  gelir elde etmesi gerekirken yine makul bir sebep olmaksızın 750.000 TL gelir elde edilmişse, her iki halde de OSB zararı oluştuğu kabul edilir.

ç) Kusur

OSB organ üyelerinin ve personelin fiillerinde ayrıca kusurlu olmaları da gerekir. Kusur, kast ve ihmal olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Ancak bu ayrımın hukukî sorumluluğun doğumu bakımından kural olarak büyük bir önemi yoktur. Zira kişi ister kasten, ister ihmali olarak OSB’ye zarar versin, bu zararı tazminle yükümlü olur.

Kast, kusurun en ağır derecesidir; failin hukuka aykırı sonucu bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesini ifade eder. Kast, doğrudan ve dolaylı olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Doğrudan kastta, fail meydana gelen sonucu istemekte, arzu etmektedir. Dolaylı kastta ise fail meydana gelen sonucu istememekle birlikte, onu göze almaktadır. Failin hukuka aykırı sonucu istememekle beraber, bu sonucun gerçekleşmemesi için gerekli özeni göstermemesine ise ihmal denir. İhmal kısaca özen eksikliği olarak da tanımlanabilir.

d) Nedensellik Bağı

Son olarak, OSB organ üyelerinin ve personelin hukuka aykırı fiili ile oluşan bölge zararı arasında nedensellik bağı (illiyet bağı) olmalıdır. Hukuka aykırı bir fiil işleyen kişi, ancak bu fiilin meydana getirdiği zararları tazmin etmekle yükümlüdür. OSB organ üyeleri ile personelinden, fiilinin yol açmadığı zararları da tazmin etmesi beklenemez.

 

Güncelleme tarihi 11 Ocak 2024
Was this article helpful?

İlgili Yazılar